Of ne heycan yapmıştım yarın akşam için. 14 mayıs Depeche Mode İstanbul konseri için aldığımız biletleri yatak odasındaki aynaya sıkıştrıp, baktık baktık durduk son iki haftadır. Bugün aldığımız haberle de daha uzun süre bakacağımızı anladık. Dave hastalanmış ve Amerika’ya jet bir dönüş yapmış. Ben de saat 15:00 civarı okuduğum bu haberle biletleri yelpaze yaparaktan ferahlamaya çalıştım. Oysa ki ne güzel olacakti Dave bu buluşmamız. Biz yaşlandık, sen yaşlandın, hayat ne garip oldu ütülü çarşaflarla falan. Deri montlarımızla karşında şöyle enjoy the silence diyerek kollarımızı kaldırıp koşup kaçan gençliğimizi yakalayıvericektik. Bütün gün içtiğimiz sedergine c ve alka seltzerler sayesinde ertesi gün kalkıp işe de gidebilecektik üstelik. Her ne kadar artık benim adamın sırtına çıkamasam da (onda bel ağrısı bende yağ fazlası) zıplaya zıplaya göz göze gelecektim seninle Dave, sokakta top oynayan veletlerin söylediği gibi ‘teyze’ olmadığımı görecektim orda. Oturacak yer var mı? Ara veriyorlar mı? Wc yakında mı? gibi soruları sormadan ‘hadi gidiyoruz’ dediğim tek konser seninkiydi son yıllarda. Yapılır mı bu bana be! 